İstanbul'dan İsveç'e uzanan bir dram

Hastaların bazı tedavi giderlerini karşılamaktan kaçınan ve geri ödemelerde ciddi oranda kesinti yapan SGK, Yeşim için "pintiliği" bir kenara bıraktı. İstanbul’da geçirdiği bir ameliyat sırasında soluk borusu delinen üniversite öğrencisi Yeşim Çetir, ameliyat için İsveç'e gitti. Yeşim için SGK ve Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü bugüne dek 530 bin euro harcadı.
Van 100. Yıl Üniversitesi Sanat Tarihi 3. sınıf öğrencisi Yeşim Çetir, geçtiğimiz yıl elindeki aşırı terlemeden kaynaklanan şikayetle, İstanbul Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’ne başvurdu. Doktorların önerisiyle 7 Temmuz 2011’de koltuk altındaki ter bezlerinin alınması için ameliyat masasına yatan 22 yaşındaki Çetir’in burada yaşadığı küçük bir talihsizlik, hayatını fazlasıyla etkiledi. Ameliyat sırasında ciğerlere oksijen verilmesi için soluk borusuna yerleştirilen hortumlardan birinde bulunan ufak bir metal parçasının Yeşim’in soluk borusunu deldiği anlaşıldı ve bundan sonra, genç kız için zorlu yaşam mücadelesi başladı.
 
Soluk borusuna yama 
 
YEŞİM İÇİN 530 BİN EURO

Soluk borusu naklinde kullanılan kök hücre yönteminin dünyada yapılan sayılı ameliyatlarından birini geçiren Yeşim Çetir, halen solunum cihazından destek alıyor.

Tedavisi süren 22 yaşındaki kızın, bir kez kalbinin durduğu ancak yeniden kalbinin çalıştırıldığı ve şu anda kalple ilgili bir sorununun bulunmadığı öğrenildi. Geçirdiği bu tatsız gelişme sırasında yapılan kalp masajı esnasında da yemek borusu zarar gören Yeşim’in, bu organın kendiliğinden iyileşmesi için sıvı ile beslendiği ve uyutulduğu aktarıldı.

Bu arada, Türkiye’de tedavi imkanı olmadığı için sevk ile İsveç’e gönderilen Yeşim Çetir’in tedavisi için sağlık bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun bugüne kadar 4 milyon 500 bin İsveç kronu (530 bin avro) ödemede bulunduğu kaydedildi. 

Zaman zaman nefes almakta güçlük çeken, öksürükleri geçmeyen Yeşim, düzenli nefes alamadığı için de zor yürüyordu. Bu şikayetlerinin artması üzerine doktorlar, genç kızın vücudunun başka yerinden aldıkları parça ile soluk borusuna yama yaparak buradaki hasarı gidermeye çalıştı. Doktorlar, hastanın bu tedaviye yanıt vermemesi üzerine bir de stent takmayı denedi ancak hiçbir yöntem çare etmedi. Çetir, o dönemde soluk borusunun eski sağlığına kavuşması için Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi ve İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 3 zorlu ameliyat geçirdi.

Son çare İtalyan profesör

Bu operasyonların hiçbirinde Yeşim adına olumlu bir gelişme yaşanmayınca İstanbul’daki doktorlar, işçi emeklisi baba Hayrullah Çetir’e, genç kızın hayati riskinin devam ettiğini ve tedavisine artık Türkiye’de olanak kalmadığını bildirdi. Türk doktorların önerisiyle gelişen, Prof. Dr. Paolo Macchiarini’nin uyguladığı kök hücre ile soluk borusu nakli umudu, İtalyan profesör ile Türk kızı Yeşim’in yollarını kesiştirdi.

25 Mart 2012’de İstanbul’a gelerek Yeşim’i muayene eden Prof. Dr. Macchiarini, anlaşmalı olduğu İsveç Karolinska Üniversitesi Hastanesi’ne genç kızın sevkini istedi. Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun onayı ile Yeşim Çetir, bütün tedavi masrafları karşılanmak üzere, İsveç’in başkenti Stockholm’de bulunan Karolinska Üniversite Hastanesi’ne sevk edildi.

Bir akciğeri alındı

Babasının refakatiyle 23 Temmuz 2012’de Stockholm’e gelen Yeşim Çetir, Karolinska Üniversite Hastanesi’ne yatırılarak tedavi altına alındı. Burada yapılan ilk muayenesi sonucunda genç kızın akciğerlerinde biriken iltihaptan dolayı büyük hasar meydana geldiği tespit edildi ve hemen akciğerinin tek tarafı ameliyat ile alındı. Daha sonra nefes borusu için Yeşim’den alınan kemik iliğiyle ABD’de laboratuvar ortamında kök hücre yöntemiyle yeni bir nefes borusu geliştirildi ve Prof. Dr. Macchiarini tarafından gerçekleştirilen ameliyat ile bu yeni nefes borusu genç kıza nakledildi.

Dr. Macchiarini:Yaşama ümidi yüzde beşti
 
FLORANSA’daki ünlü Careggi Hastanesi’nde sorularını yanıtlayan İtalyan doktor Macchiarini, biri İstanbul’da hastadan sorumlu bir diğeri de Bursa’dan 2 göğüs cerrahının aylar önce Yeşim’in durumuyla ilgili kendisiyle irtibata geçtiğini ve Yeşim’i muayene etmelerini istediğini anlattı.

Yeşim’in durumunu değerlendirmek için Türkiye’ye geldiğinde genç kızın durumunu nasıl bulduğu sorusuna Macchiarini, “İstanbul’da onu ilk gördüğüm zaman gerçekten çok endişelendim. Bize geldiğinde de yaşama ümidi yüzde 5’in altındaydı. Neredeyse ölüydü. Hayatını sürdürebilmesi çok zordu ama halen hayatta. Bu güzel bir şey” dedi. Doktor, Karolinska Üniversite Hastanesi’nde halen yoğun bakım ünitesinde tutulan Yeşim’in şu anki durumunun bundan birkaç ay öncesine göre daha iyi bir noktada olduğunu belirtti.

Türk doktora suç duyurusu

Bu arada baba Hayrullah Çetir, Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde kızının soluk borusunun delindiği ilk ameliyatı gerçekleştiren operatör doktor hakkında, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na görevi ihmalden suç duyurusunda bulunduğunu ve bu davanın devam ettiği bilgisini paylaştı.
 
İtalyan doktor, “Yeşim’e organ nakli yapıldı ve birçok komplikasyonu var. Hayati tehlikeyi tam olarak atlattığını söyleyemeyiz. Halen, geçirdiği operasyonun getirdiği birtakım komplikasyonlarla uğraşıyor. Son 3 ayda her şey çok kritikti ve zorlu geçti. Şimdi ise Yeşim, gün geçtikçe biraz daha iyi duruma geliyor ki, bu iyiye işaret. Ancak halen üstesinden gelmesi gereken problemleri var. İyileşmesi 6 ile 12 ayı bulabilir” dedi.

Macchiarini, Yeşim’in nefes borusunun oldukça zarar görmüş durumda iken nefes borusu transplantı operasyonu geçirdiğini vurgulayarak, gelişen komplikasyonların sadece nefes borusu ameliyatından değil, daha önce yaşanan sıkıntılardan da kaynaklandığını ifade etti.

Kök hücre yöntemiyle ABD’deki bir laboratuvarda üretilen nefes borusunu Yeşim’e nakleden, konunun uzmanı Macchiarini, ilk kez bu denli acil bir vakayı ameliyat ettiğini belirterek, “Bu tür operasyonlar genellikle önceden planlanmış oluyor ancak Yeşim’in durumunun aciliyeti vardı. İki hafta içinde organize olduk çünkü oldukça hassas bir durumdaydı, neredeyse ölüydü” diye konuştu.
 
”Babasına hayran kaldım”
 
Macchiarini, operasyonun neden İsveç’te yapıldığı yönündeki soruya ise “Floransa’da bunu organize etmek çok daha fazla zaman alacaktı. Onlar da Floransa’yı istemedi. Zamana karşı yarışıyorduk ve bunu Stockholm’de yapmaya karar verdim” yanıtını verdi.

Yeşim’i şu ana kadar pek çok kez ameliyat ettiğini ve genç kızın yeni ameliyatlar geçirmesi gerekebileceğini söyleyen Paolo Macchiarini, “Biz bunun iyi gideceğinden emin değildik ancak, en azından ona yaşama fırsatı verdik. Umuyorum ki, daha iyi bir şekilde toparlayacak” dedi.

Hastası Yeşim Çetir ile yakından ilgilenmeyi sürdüren Macchiarini, sık sık Yeşim’i görmeye gittiğini dile getirirken, “Ayrıca her gün düzenli olarak durumunu kontrol ediyorum. O halen yoğun bakımda. Her sabah ve akşam birer toplantı yapıyoruz. Oradaki arkadaşlarım bana, Yeşim ile ilgili gelişmeleri rapor ediyorlar” bilgisini verdi.

İtalyan Profesör Macchiarini, Yeşim Çetir ile ilgili süreçte baba Hayrullah Çetir’e hayran kaldığını anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yeşim’in babasının gücü beni oldukça etkiledi. Öyle bir baba ki, kızını hiçbir zaman bırakmıyor. Bu inanılmaz. Her zaman, gece-gündüz demeden yanında, hastanede. Ona cesaret vermek için devam etmeli. Bu oldukça umutsuz bir durum. Yeşim, neredeyse hayatını kaybetmek üzereydi. Biz mücadeleye devam etmeliyiz. Babası hep orada, kızını hayatta tutmak istiyor ve bu da beni bu işi başarmak için ayrıca motive ediyor. Buradan vermem gereken mesaj; asla ve asla vazgeçilmemeli. Umuyorum ki Yeşim bunu başaracak. Yaklaşık 1 yıldır bu mücadelenin içinde. Ama Yeşim bunu hak ediyor çok iyi ve güçlü biri. Babası her zaman güçlü ve saygılı biri, hiçbir şeyden şikayetçi değil.”
 
 ”Doktorlar ellerinden geleni yapıyor”
 
 Yeşim’in yanından bir dakika olsun ayrılmayan ve İtalyan doktoru Prof. Machiarini’niyi de azmiyle kendisine hayran bırakan baba Hayrulla Çetir de yaptığı açıklamada, kızının durumunun hala kritik olduğunu, akciğerinin birinin alınmasından dolayı, makineye bağlı yaşadığını belirtti.
Baba Çetir, gerek Karolinska Üniversitesi Hastanesi doktorlarının gerek Türkiye’deki doktorlarının kızının durumunu çok yakından takip ettiklerini ifade ederek, “Dışişleri Bakanlığı, burada bulunan Büyükelçi Zergün Korutürk ve büyükelçilik çalışanlarının ilgisi de çok büyük. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Bu her ameliyatta olabilecek bir komplikasyon olarak görünüyor, bu da bizim başımıza geldi. Şu anda kızım hala yoğun bakımda tutuluyor. Doktorlar durumu hala kritik diyorlar ancak iyi gelişmeler olduğunu da belirtip, tamamen sağlığına kavuşması için zaman gerektiğini söylüyorlar. Ben de burada doktorların ellerinden geleni yaptıklarını görüyorum ama gelişmeler bir karınca hızında ilerliyor. Bana da doktorlar umudumu kaybetmememi ve sabırlı olmam gerektiğini söylüyorlar” dedi.
 
 Büyükelçi Korutürk’ten destek
 
Yeşim Çetir’i, Türkiye’nin Stockholm Büyükelçisi Zergün Korutürk yalnız bırakmıyor. Tedavisi süresince, hastaneye giderek yoğun bakım ünitesindeki genç kızı ziyaret eden Korutürk, doktorlarından da sağlık durumu hakkında sık sık bilgi alıyor. Yeşim’in yaşadığı durumun ender bir vaka olduğunu kaydeden Büyükelçi Korutürk, “Tedavisi sadece İsveç’te olduğu için kızımız buraya sevk edildi. Kızımızın hastanede olduğu süre içinde morale ve psikolojik desteğe ihtiyacı var. Burada yaşayan Türk vatandaşlarımız ile birlikte yardımcı olmaya çalışıyoruz. Ayrıca Büyükelçilik’te Yeşim’in yaşındaki hanım çalışanlarımız da ziyaretine gidip kızımıza moral vermeye ve destek olmaya çalışıyorlar” diye konuştu.