Sosyal Güvenlik Yasası

Monday, August 26, 2019
Sosyal Güvenlik Reformu da denilen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun bir kısım hükümleri 30 Nisan 2008 günü, bir kısım hükümleri 1 Temmuz 2008 günü ve son hükümleri ise 1 Ekim 2008 günü yürürlüğe girecek. Biz de sizden gelen sorulara vereceğimiz cevaplarla neler değiştiğini anlatacağız.

Yeni Sosyal Güvenlik Yasası - Türkiye Video Haber



A-Topluluk sigortasında şimdiki durum;

HANIMEFENDİ, halen geçerli olan 506 sayılı Kanun'un 86'ncı maddesine göre yurtdışına, sosyal güvenlik sözleşmesiz ülkelerde çalıştırılmak üzere götürülen işçilerle, noterler ve avukatlar topluluk sigortası kapsamındadırlar. Bunlardan eşiniz gibi yurtdışına götürülenler için işverenlerince yüzde 25 oranında sadece uzun vadeli (emekliliğe yönelik) sigorta primleri ödenmektedir. Bu nedenle bu işçilerin ne kendileri için ne de bakmakla yükümlü oldukları eş-çocuk-ana-babaları için sağlık yardımı olmadığı gibi yurtdışında işkazası-meslek hastalığı geçirseler bile sosyal sigorta yardımları yapılamamaktadır. Özellikle bu durum işkazası nedeniyle Rusya-Ukrayna gibi yabancı ülkelerde vefa eden işçilerin yakınlarını sosyal güvencesiz bıraktığı için eleştirilmektedir. Avukatlar ve noterler ise uzun vadeli (emekliliğe yönelik) primleri zorunlu olarak öderlerken (hastalık-işkazası-meslek hastalığı-analık) sigorta primlerini ise isterse ödeme hakkına sahiptirler.

1- İşverenlerin gücü topluluk sigortasını tersine çevirtti

EŞİM yurtdışında çalışıyor, topluluk sigortası var. Sağlık yardımından yararlanamıyorduk. Yeni yasa ile sağlık yardımından yararlanabilecek miyiz? Ayşegül Mendioğlu

B-Reformla işçiler avantajlı olacaktı

1 OCAK 2007 günü yürürlüğe giremeyen, 5510 sayılı Kanun'da ise yurtdışında Türk işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin tüm sigorta kollarına tabi sigortalı olarak çalıştırılması öngörülmekteydi, yani yurtdışına götürülen Türk işçiler yurdumuzda çalışanlar gibi değerlendirilecek ve geçici görevli olarak yurtdışına gönderilmiş sayılacaktı. Yani yüzde 33,5 ila yüzde 39 arası işverenlerce prim ödenecekti. Bu durumda hem kendileri hem de bakmakla yükümlü oldukları, bütün sosyal sigorta haklarından yararlanabileceklerdi. Ancak, özellikle müteahhit işverenlerin hükümet üzerindeki baskıları sonrasında, 5510 sayılı kanunda yer alan bu hükmün uygulamasından daha başlamadan vazgeçiliyor.

C-İşverenler bastırdı, olan işçilere oldu

17 NİSAN 2008 günü TBMM'de kabul gören 5754 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme ile Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi imzalamayan ülkelerde Türk işverenlerin yurtdışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri hakkında emeklilik primi olan uzun vadeli sigorta kolu primleri alınmayacağı, sadece kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümleri uygulanacağı öngörülüyor. Yani işverenler bu işçiler için sadece yüzde 13,5 ila yüzde 18,5 arasında prim ödeyecekler ama işçiler isterlerse yüzde 20 oranında emeklilik primlerini kendileri ceplerinden ödeyeceklerdir. Sizler ise sağlık yardımı almaya başlayacaksınız. Bu arada bir terslik meydana gelecek ve isteğe bağlı sigortaya prim ödeyecek bu işçiler 4/b'li sayılarak sanki işverenlermiş gibi emekli olma riskiyle karşı karşıya kalacaklardır.

D-Avukat ve noterler de işveren sayılacak

5510 sayılı Kanun'un 1 Ekim 2008 günü yürürlüğe girecek hükümleri sonrasında bugüne kadar SSK'lı (yeni Kanun 4/a'lı diyor) sayılarak 5000 gün veya 3600 günle emekli olan avukat ve noterler, bundan böyle (ekim 2008 sonrası) eski adıyla Bağ-Kur'lu yeni adıyla 4/b'li sayılacaklar. Bu halde de 1 Ekim 2008 gününden sonra 3,5 yıldan çok 4/b'li gibi prim ödeyecek olan avukat ve noterler 9000 gün ile emekli olma şartlarıyla karşı karşıya kalacaklar. Öte yandan emekli olarak işlerine devam edenlerinin yanında, T.C. Emekli Sandığı'ndan emekli olan hakimlerin de avukat olarak büro açmaları halinde, emekli aylıklarından da yüzde 15 oranında Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) kesilecektir.

2-Memurlarda ölüm aylığı 1800 güne iniyor

SAYIN Tezel, ben babasını 1967 yılında 7 yıl kaymakamlıktan sonra kaybetmiş, 1961 doğumlu ve 1985 yılında boşanmış bir bayanım. Emekli Sandığı'nın 10 yıl hizmet sınırından dolayı bugüne kadar sadece (25 yaş sınırlı) okuduğum sürece alabileceğim yetim maaşını lise son sınıfını bitirene kadar alabildim ve başka hiçbir yetim hakkından faydalanamadım.Yeni yasaya göre bu süre 1800 güne tüm sos. güv. çatısı altında netleştirildiğine göre ben bu haktan faydalanabilecek miyim? Sağlık hizmeti alabilecek miyim? Alabileceksem ne zaman girişimde bulunmalıyım. Alabileceğim tahmini maaş konusunda bir fikir verebilir misiniz? Umarım bana güzel bir haberiniz olsun. Çalışmalarınızda başarılar dilerim. Ferda Işık Gürbüztürk

Ferda Hanım, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı iştirakçilerinin dul ve yetimlerine aylık verilebilmesi için en az 10 tam yıllık prim-keseneklerinin olması şarttır. 1 Ocak 2007 günü yürürlüğe giremeyen, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda (SS ve GSS) bu süre 900 güne indirilmekteydi ve sizin gibi geçmişte dul veya yetim aylığı alamayanlara da 1 Ocak 2007 gününden itibaren aylık verilecekti. Ancak, bu yasa yürürlüğe sokulmadan 17 Nisan 2008 günü 5754 sayılı Kanun ile değiştirildi. Değişik 5510 sayılı SS ve GSS Kanunu'nun 1 Ekim 2008 günü yürürlüğe girecek sizinle ilgili maddesine göre dul-yetim aylığı için istenen 10 yıllık süre 1800 güne yani 5 yıla indirilmektedir. Siz de 1 Ekim 2008 günü yürürlüğe girince yetim aylığı almaya başlayacaksınız. Alacağınız aylık 592 YTL'den az olmamak üzere, kaymakam babanızın aylığının yüzde 25'i olacak. Yetim aylığınız başlayınca da herhangi bir prim ödemeden GSS (Genel Sağlık Sigortası) haklarından da yararlanacaksınız.

3-Özürlü annelerine erken emeklilik

ALİ Bey, gazete ve TV'ler özürlü çocuğu olan anneler 5 yıl daha erken emekli olacak diyorlar, benim de 23 yaşında zihinsel engelli kardeşim var. Annem 23 yıldır kardeşime bakıyor, ilgileniyor. Bu arada da iş buldukça da çalışıyor, emekliliğine de 3 yıl var. Kanun çıkınca hemen emekli olabilecek mi? Ferit Kızıl

Sayın okurum, 5754 sayılı Kanun'a değişik 5510 sayılı SS ve GSS Kanunu ile, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunan kadın sigortalılardan, başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul çocuğu bulunanların, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen prim ödeme gün sayılarının dörtte biri, prim ödeme gün sayıları toplamına eklenir ve eklenen bu süreler emeklilik yaş hadlerinden de indirilecektir. Madde metninden de okunacağı üzere Kanun'un yürürlük günü olacak olan 1 Ekim 2008 günü ve sonrasında geçen çalışmalar için fiili hizmet zammı-yaştan düşülecek süre verilecektir. Yani annenizin geçmiş çalışma yıllarına ilave süre-fiili hizmet zammı uygulanmayacaktır.

Kısa...kısa...

Gül Deveci-Fethiye- 17.04.1980 doğumlu olup da 20.05.1997 günü SSK'lı olup da 10.07.2006 günü vefat eden kardeşinizin 1109 günlük SSK günü nedeniyle, hiç sosyal güvencesi olmayan annenize oğlu üzerinden SSK tarafından aylık verilecektir. Ayrıca, "gömme izin kağıdı" ile SSK'dan cenaze yardımı da alabilirsiniz. Başvurunuzu kardeşinizin en son çalıştığı işyerinin bağlı olduğu (İstanbul'daki) SSK müdürlüğüne yapmanız gerekir ama bunu Muğla SSK aracılığıyla da yapabilirsiniz. Annenizin alacağı aylık 440 YTL kadar olacaktır ve birikmiş aylıklarını da alır.

Kaynak: Akşam Gazetesi


Yorum ve sorularınızı buradan paylaşabilirsiniz :

Yorum ve sorularınızı buradan paylaşabilirsiniz :

"Turkiye-Rehberi.Net"'i Sosyal Medya'da Takip Et;

WhatsApp Paylaşım Facebook Paylaşım Twitter Paylaşım Google+ Paylaşım Youtube Paylaşım LinkedIn Paylaşım Vimeo Paylaşım Pinterest Paylaşım Dailymotion Paylaşım