Kağıthane İstanbul

Thursday, February 20, 2020
Kâğıthane, İstanbul'un Avrupa Yakası'ndaki gelişen ilçelerinden biridir. Kağıthane, doğudan Beşiktaş ilçesi, batıdan Eyüp ilçesi, kuzeyden ve güneyden Şişli ilçesi ve güneybatıdan Beyoğlu ile çevrilidir. İlçenin, Kağıthane Deresi'nin sona erdiği kesimde Haliç'e kısa bir kıyısı vardır. Kağıthane, arazi yapısı engebeli olup, derelerden ve vadilerden oluşmuştur. Bu bölgeler ise yerleşim alanı olarak kullanılmaktadır.

Kağıthane İstanbul Haritası, İletişim, Yol Tarifi ve Adresi Nerede

Kağıthane İstanbul Haritadaki Konumu

Kağıthane Etimoloji

Bizans döneminde Kağıthane Deresi'nin adı Barbisos'tu. Kesin bilgiler olmamakla birlikte İstanbul'un fethi sırasında burada bir kâğıt değirmeni bulunduğu ve bu imalathanenin II. Bayezid dönemine (1481-1512) kadar çalıştığı anlaşılır. Evliya Çelebi 17. yy'da Kağıthane çevresini anlatırken burada harap durumda bir kâğıthane bulunduğunu anlatır. Semtin ve ilçenin adı, bu kâğıthaneden gelmiş olmalıdır.

Kağıthane Tarihçe

Kâğıthane, İstanbul'da Haliç'e dökülen bir dereyle, bunun vadisinde eski kâğıt imalathanelerinin bulunması nedeni ile bu adı almıştır. Zamanında bu imalathaneler dışında; un değirmenleri ve baruthanelerin bulunduğu, düzlük kesimlerde ise cirit oyunları ve ok atışı için talim sahaları bulunduğu bilinmektedir.

1530 haziran ayında Kanuni Sultan Süleyman'ın oğulları Şehzade Mustafa ve Şehzade Mehmet ile Şehzade Selim'in sünnet düğünleri At Meydanı'nda başlamış ve üç hafta devam ettikten sonra Kağıthane sahrasında bir koşu ile sona ermiştir.

Kâğıthane 18. yüzyıldan önce de lâleleri ile meşhurdu. Evliya Çelebi buradaki (Lalezar Mesiresi'nde) "Kağıthane Lalesi" ismiyle meşhur "Lale-i Günegün"den bahsederek, "Lale vakti buraya gelenlerin aklı perişan olur" diye yazmıştır. Kâğıthane 18. yüzyılda III. Ahmet'in veziri Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın zamanında Lale Devri ile dillere destan olmuştur.

28. Çelebi Mehmet Efendi'nin Paris'ten getirdiği Versailles bahçe ve köşklerinin planlarına göre, Kağıthane deresi etrafında padişaha ile vezirlere özgü 60 kadar kasır ve köşk yapılmış ve kıyılar,zamanın münevverlerinin devam ettiği büyük bir Bektaşi Tekkesi ve mezarlığının bulunduğu Karaağaç düzenlenmiştir. Dere kenarları kavak ve çınar ağaçları ile süslenmiştir. En meşhur Kasır, "Sadabad" olarak anılmaktadır. Derede çağlayanlar yapılmış, geceleri kaplumbağalar üzerine mumluk dikilerek Lale bahçeleri arasında çırağanlar düzenlenmeye başlanmıştır. O yıllarda Kâğıthane'yi; lale tarlaları, havuzlar, fıskiyeler ve renk renk görünen köşkler birbirini tamamlayan unsurlardı. Yine Sütlüce mevkiinde Giresunlu ve Karaağaç Tekkesi isimli Osmanlı münevverlerinin devam ettiği Bektaşi tekkeleri mevcut idi.

Kâğıthane bahçe ve kasırlarının öyküleri, halk arasında türlü dedikodulara yol açmış, bilhassa eğlencelerin alıp yürümesi hoşnutsuzluklara, eleştirilere neden olmuştur. Edebiyata da konu olan bu görünüm ve yapıtlar Patrona Halil İsyanı'nda yıkılarak düz bir alan haline getirilmiştir.

Kağıthane
Kağıthane'nin İstanbul'daki konumu
Kağıthane'nin İstanbul'daki konumu
Bilgiler
İlçe nüfusu: 450,000
İlçe Merkez nüfusu: 450,000
Köy ve belde nüfusu::
Nüfus itibariyle: 2011
Nüfus Kaynak: TUİK
Yüzölçümü: 41 km²
Nüfus yoğunluğu: 24,660 /km²
Koordinatlar 41°04′K, 28°57′D
Rakım  
Genel bilgiler
Türkiye
Coğrafi Bölge: Marmara
İl İstanbul
Alan Kodu 212
Plaka 34
Kaymakam Ahmed Akın VARICIER
Belediye başkanı: Fazlı Kılıç (AKP)
Kağıthane Belediye web sitesiwww.kagithane.bel.tr
Kağıthane Kaymakamlık web sitesiwww.kagithane.gov.tr

Kâğıthane eğlence merasiminin zamanı ilkbahardı. Hıdırellezden itibaren halk kayıklarla, arabalarla tatil günlerinde bu yöreyi doldururdu. Kağıthane, birçok toplantıların yapıldığı, resmi ziyaretlerin, düğünlerin düzenlendiği bir yerdi. 1808 yılındaAlemdar Mustafa Paşa'nın davet ettiği İmparatorluk Ayanhane'den ve eşrafı, Kağıthanede toplanarak meşhur "Sened-i İttifak"ı düzenlemişlerdir.

Eski Kâğıthane'den bugün hemen hemen hatıra yoktur. Muşhur Karaağaç Tekkesinin kalıntıları üzerine bir partinin il merkezi binası yaptırılmıştır. II. Dünya Savaşı sırasında Çağlayan ve İmrahor Kasırları yıktırılmış, hatta dere içindeki çağlayanı sağlayan oyma mermer kaideler ve eski nişan taşları da sökülmüş, bugün bir harabe haline gelmiştir.

1481-1512 yılları arasında Osmanlı padişahlarından II. Beyazıt devrinde Candereci Muhittinzade Vakfı ile kurulan ve açıklandığı şekilde devreler geçiren Kağıthane köyü'nün ilk nüvesi, Merkez mahallesindeki yerleşmelerle başlamıştır. Halen Belediye Meydanına bakan "Daye Hatun Camii" bu devirden kalmadır. Eski tarihsel yapıyı taşıyan ahşap evlerden birçok örnek halen göze çarpmaktadır. Bugün İstihkam Okulunun yapıldığı yerde eski kasr yanında günümüze gelmiş olan "Sadabad Camii" bulunmaktadır. Sadabad bahçe ve mesireleri, Osmanlı-Türk toplumundan doğan bütünleşme özelliklerini ortaya koyan önemli örneklerden birisidir. Doğal özellikleri, nedeniyle Kağıthane daha Sadabad bahçeleri gelişmeden de İstanbulluların ve hükümdarların doğa ile bir araya geldikleri yerlerin önde gelenlerindendir. Hükümdarlardan ilk defa Kanuni Sultan Süleyman'ın ilgisini çekmiş olan Kağıthane, III. Ahmet devrinde yaptırılan Sadabad Kasrı ile imar edilmeye başlandı.

Nitekim Haliç'e doğru Kağıthane ve Alibey dereleri kıyılarında devletçe parsellenerek, devrin ileri gelenlerine verilen arazide yaptırılan ve sayıları 170'i aşan birbirinden zarif Köşk ve güzel bahçelerle Kağıthane bir yazlık dinlenme sitesi haline gelmişti. Halkın kullandığı geniş mesire çayırlıklarıyla kuşatılan bu kasırlar topluluğu, Sadabad Sarayı ve bahçesiyle birleşerek Haliç'ten Kağıthane köyüne kadar birbirinden güzel bir dizi peyzajı içeren Sübyan Mektebi bir bahçe ve su şehri oldu. Böylece Osmanlı tarihi içinde peyzaj mimarlığı yönünden kentin belli bir kesimi planlı bir biçimde ve kısa bir zaman süresinde rekreasyon amacıyla geliştirilmesi gibi bir olgu ile karşılaşmaktayız. Bu gelişmenin olduğu Lale Devri'nde doğa ve bahçe tutkusu sınırlarını aşarak halka kadar ulaştı. O devirde genel kültürümüzün çeşitleri sanat bölümlerindeki gelişmeler bahçe sanatı da önemli bir yer almıştır.

Patrona(Albay) Halil isyanı ile bir enkaz haline gelen Sadabad Kasırları ve bahçelerinin küçük bir bölümü III. Ahmet'ten sonraki hükümdarlar ve özellikle I. Mahmut, III. Selim ve II. Mahmut zamanında onarıldı. Fakat hiçbir zaman Lale devrindeki yapı ve ruh olgunluğuna erişmedi. II. Mahmut tarafından onarılarak "Çağlayan Kasrı" olarak adlandırılan Sadabad 1940'larda yıkılarak askeri okul inşa edildi.

Bugün ünlü bahçesinin en önemli özelliklerinden biri olan mermer kaplı kanal ve çağlayanları yapan mermer kaske ve kaselerden birkaç parça kalmıştır. Doğal bir çayırlık olan Kağıthane vadi tabanı su kıyısı ve bitki örtüsünün de, bir kordon gibi dere boylarını takip etmesi ile ortaya çıkan bir görünümdeydi. Gürgen, çınar, kızılağaç, söğüt, ardıç ağaçlıklarının doğal olarak kümelenmiş vadiyi kuşatan dik sırtlar ve tepeler maki ve benzer bitki örtüsü ile kaplı idi.

Bodur, yaprağını dökmeyen meşe, yabani sakız, funda, defne, ladin, kocayemiş, katır tırnağı, ateş dikeni, erguvan, çeti vb. çoğunluğunu her dem yeşil makiler teşkil ettiği bu gümrah dokuya yer yer Belgrad ormanlarının uzantısını oluşturan yapraklı orman ağaçları hatırlatılırdı. Kağıthane ve Alibeyköy mesireleri III. Ahmet devrine kadar halkın ilgi gösterdiği birer dinlenme ve eğlence arenalarıydı. 1717'de Sadrazam İbrahim Paşa tarafından verilen bir kır şöleninden sonra, bir harikulade güzel vadi, III. Ahmet'in özel ilgisini çekmiştir.

17. yüzyıl ortalarında yaşamış Evliya Çelebi'nin kaydettiğine nazaran, Kağıthane mesiresi Arap, Acem, Hint, Yemen ve Habeş yani Afrika ve Asya seyyahları arasında emsalsiz bir mesire yeriydi. Hatta bazı kimseler Kağıthane Deresi'ne giderek yüzerler idi. Tarihsel perspektif içinde Kağıthane bahçe ve mesirelerindeki regrasyon türleri, devrin toplumsal ve kültürel özelliklerini yansıtır.

Kağıthane, Sadabad ve diğer kasırların yapılması ve buranın gözde bir dinlenme yeri olmasından sonra hükümdar ve devlet büyüklerinin yeni saray' da başladıkları (Çırağan eğlenceleri), buraya aktarılmış oldu.

Kağıthane'deki Baruthane ise çok daha eskilere II. Bayezid döneminde kurulmuş; Kanuni döneminde kagire çevrilmiş ve üzeri kurşunla kaplanmıştır. Baruthane, I. İbrahim dönemine kadar üretimini sürdürmüştür.

1955 Nüfus sayımında nüfusu 3.084 olarak tespit edilen Kağıthane nüfusundaki büyük gelişme 1955 yılından sonra başlamıştır. 1 Mart 1963 tarihine kadar köy muhtarlığı ile yönetilmiş, mezbahanın kuzeybatısındaki Pırnala semtinde (Kemerburgaz yolu) üzerinde gelişmeler başlamıştır. 1953'te bir dernek kararıyla Çağlayan ve Hürriyet mahalleleri kurularak, 1934 yılında oluşan yangında evi yananlara dağıtılmıştır. Önce 45 haneyle başlayan yerleşme zamanla çoğalmış ve 1960 yılından önce İstanbul'da girişilen geniş çaptaki, imar hareketlerinden çeşitli yol kamulaştırılmaları nedeni ile Gültepe, Harmantepe, Çeliktepe ve Ortabayır semtlerinde İstanbul Mesken ve Planlama Genel Müdürlüğü tarafından halka yer verilmiş ve böylece bu mahallelerin nüvesi atılmıştır.

Kağıthane Belediye sınırları içinde yerleşme merkezde başlamışsa da burada fazla gelişme göstermeden Çağlayan, Çeliktepe ve devamı olan Sanayi sırtlarında yoğun bir şekilde yerleşmeler başlamıştır. Kağıthane ilçesi bugün 19 mahalleden ibarettir.

Kağıthane Bugün

Kağıthane'de sanayi, finans ve eğlence merkezlerinin çoğu güneyde ve doğuda yer almaktadır. Güney, Şişli'nin de güneyine yakın olduğu için Kağıthane'de lüksün kalbi olmuştur. Ayrıca Kağıthane'nin doğusu da lüksün merkezidir, burası Levent'e de yakındır. Kağıthane'nin merkezi de bir tiyatro merkezidir, burada Küçük Kemal çocuk sahnesi ile İstanbul Büyük Şehir Belediyesi bünyesinde bulunan Şehir Tiyatrolarının Sadabad Sahnesi bulunmaktadır. Ayrıca ilçe belediyesine ait kültür merkezi ve nikah salonları gibi merkezi binalarda yer almaktadır.

Kağıthane Nüfus

İlçe nüfusunun büyük bir kısmını Anadolu'dan (daha çok Orta Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu) İstanbul'a çalışmaya gelen insanlarlardan oluşmaktadır. İlçede hızlı bir yapılaşma görülmekle beraber, inşaata açık arazilerin sınır seviyesine yaklaşması nedeniyle 1960'lardan 2000'li yıllara kadar büyük bir hızla artan Kağıthane nüfusu 2000'li yılların sonundan itibaren azalmaya başlamıştır. Nüfus yoğunluğu 24.660 kişi/km²'dir.

Yıllara göre nüfus verileri
Yıl		1935	1940	1945	1950	1955	1960	1965	1970	1975
Nüfus	1.180	1.210	3.503	1.431	3.084	22.818	56.157	111.427	164.448

Yıl		1980	1985	1990	1997	2000	2007	2010	2011
Nüfus	175.540	220.996	269.042	317.238	345.239	418.229	416.515	419.865

Kağıthane İdari durum

Kağıthane ilçesi İstanbul'un Şişli İlçesi'nin Merkez Bucağı'na bağlı köy statüsündeyken, 8 Temmuz 1987 Tarih ve 19507 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 3392 sayılı Kanunla Şişli ilçesinden ayrılarak müstakil bir ilçe olarak kurulmuştur.

8 Ağustos 1988 tarihinde kaymakamlığın ve diğer resmi dairelerin kurulması ile hizmet vermeye başlamıştır. 26 Mart 1989 tarihinde yapılan mahalli idareler seçimleri ile belediye başkanlığı oluşturulmuştur.

Kağıthane Eğitim ve sağlık

Kağıthane İlçesi'nde 15 yaşın üzerindeki nüfusta okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 88.35'tir. İlçe sınırları içinde 6 okulöncesi eğitim kurumu, 49 ilköğretim okulu ve 15 ortaöğretim kurumu vardır.[2] Kağıthane Devlet Hastanesi ilçe sınırları içindeki tek hastanedir. Bunun dışında 22 sağlık ocağı ve 40 eczane bulunur.

Kağıthane Ulaşım

İstanbul Boğazı'nı Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleriyle aşan otoyollar, Kağıthane İlçesi topraklarından geçer. Bunlardan O-1 Otoyolu güneyde Şişli İlçesi'yle sınır oluşturur. O-2 Otoyolu ise Kağıthane İlçesi'nin kuzey kesiminde doğu-batı doğrultusunda izler. Okmeydanı ve Hasdal kavşakları arasında uzanan bir başka otoyol da O-1 ve O-2 otoyollarını birbirine bağlar.

Spor

Kağıthane'de Merkez'de bulunan Hasbahçe Spor Kompleksinin içersinde Futbol Sahası,Basketbol ve Voleybol Sahaları ile Güreş ve Cirit sahaları vardır. Ayrıca ilçenin 6 ayrı noktasında açık alan spor sahaları mevcuttur. İlçe sınrları içersinde 2 adet Yüzme Havuzu ve Spor Salonları vardır. İlçede 28'e yakın spor kulübü vardır.

Kağıthane Önemli yapılar

İlçede önemli bir tarihsel yapı yoktur. Başta Sadabad Kasrı olmak üzere eski kasırlara ait bazı kalıntılar ilçedeki başlıca tarihsel yapılardır.


Kasr-ı Neşat & Kasr-ı Cenan Çeşme-i Nûr (III. Ahmed Çeşmesi) Atiye Sultan Sarayı (Kağıthane Kasrı Hümayunu-Küçük Zabit Mektebi) Yeni Çeşme ya da II. Abdülhamid Çeşmesi Koşu Köşkü Aziziye Camii (Sadabad Camii - Çağlayan Camii) Mir-i Ahur (İmrahor) Kasrı İmrahor Çeşmesi (III. Murad Çeşmesi) Poligon Çeşmesi Poligon Sarayı II. Mahmud Nişantaşı Kağıthane Köyü Karakolhane Koğuşu Kağıthane Cendere Su Terfi İstasyonu Su Terazisi Daye Hatun Sıbyan Mektebi

Kağıthane İstanbul İmaj

Kağıthane İstanbul İmaj yükleniyor...
kartal_harita_konum_istanbul

Kağıthane İstanbul Resim Galerisi


Kağıthane Hakkında

Kağıthane, Türkiye’nin en önemli kenti olan ve yerküre üzerindeki yeriyle dünyanın önemli noktalarından biri sayılan İstanbul’un 39 ilçesinden biridir. Kağıthane, Karadeniz’i Marmara Denizi’ne birleştiren ve Asya ile Avrupa kıtalarını birbirinden ayıran yeryüzünün önemli su yollarından olan İstanbul Boğazı’nın batısında, Avrupa yakasında bulunmaktadır. İstanbul’un son dönem yerleşimlerinden olan Kağıthane ve çevresindeki mahalleler, 1987’ye kadar Şişli İlçesi’nin birer mahallesiydi. Kağıthane 1987’de Şişli’den ayrılarak ilçe yapıldı. Kağıthane ilçe alanı, yönetsel bakımdan, kuzeyden Şişli’ye bağlı Ayazağa, güney ve güneydoğudan Şişli ilçe topraklarıyla çevrilidir. İlçe, kuzeydoğuda Beşiktaş, güneybatıda Beyoğlu, batı ve kuzeybatıda da Eyüp ilçelerine komşudur.

Yüzölçümü bakımından İstanbul’un Adalar, Bayrampaşa, Beyoğlu, Güngören ve Zeytinburnu’yla birlikte en küçük yedi ilçesinden biridir. Kağıthane ilçe toprakları toplam 16 km2’lik bir alan kaplamaktadır.

İstanbul Boğazı’nı Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleriyle aşan otoyollardan ilki ilçenin güneyinden, ikincisi ise kuzeyinden geçer. Bunlardan 01 (E5) Otoyolu güneyde Şişli ilçesiyle sınır oluşturur. 02 (TEM) Otoyolu ise Kağıthane İlçesi’nin kuzey kesiminde doğu-batı doğrultusunu izler. Okmeydanı ve Hasdal kavşakları arasında uzanan bir başka otoyol da 01 ve 02 otoyollarını birbirine bağlar.

1990’da 269 042 kişilik nüfusuyla İstanbul nüfusunun yüzde 3.69’unu barındıran Kağıthane’de, aynı yıl km’ye 16.815 kişi düşmekteydi. 2007 yılı genel nüfus sayımı sonuçlarına göre nüfusu 418 229 kişidir. Bu nüfus sayısıyla İstanbul nüfusunun yüzde 3.3’ünü oluşturan ilçede, km2’ye 26.139 kişi düşmektedir. Nüfus yoğunluğu bakımından Kağıthane, yalnız İstanbul’un değil, Türkiye’nin de önemli yerleşimlerinden biridir. Kağıthane nüfus yoğunluk değeri bakımından Fatih (Eminönü ilçesi ile birleşmeden önce), Güngören, Beyoğlu, Bayrampaşa ve Bahçelievler’in ardından altıncı sırada yer almaktadır.

2000-2007 yılları arasında, ilçe nüfusu yüzde 21 oranında artış göstermiştir. Nüfus artış oranı açısından Kağıthane, İstanbul’un nüfusu en az artan ilçeleri arasında yer almaktadır. Nüfus artış oranının az oluşu, yeni yapılaşmaya uygun, boş alanların olmayışının bir göstergesidir. Ne var ki Kağıthane nüfus yoğunluğu bakımından İstanbul’un önde gelen ilçeleri arasındaki yerini korumaktadır.

Kağıthane’nin Komşu İlçelerle Sınırları - A -

Kağıthane,kuzeyde Şişli’ye bağlı A yazağa, güney ve güneydoğuda Şişli, kuzeydoğuda Beşiktaş, güneybatıda Beyoğlu, batı ve kuzey- batıda da Eyüp ilçeleriyle komşudur. Kağıthane-Beşiktaş sınırı 02 (TEM) Otoyolu’nun Büyükdere Caddesi ile kesiştiği noktadan başlar. Büyükdere Caddesi’nin İnönü Caddesi’ni kestiği nokta- da sona erer. Buradan Şişli sınırı başlar. İETT garajının batı duvarını takiben Dereboyu Caddesi boyunca gün- eye, daha sonra güney- batıya doğru Bağış, Bayır ve Kavaklı sokak- larıyla batıya yönelir. Hudut Sokak’la güneye yönelen Şişli sınırı bir süre sonra Akgül Sokak’la güneybatıya yönelerek Çağlayan Kavşağı’na varır.

Kağıthane’nin Komşu İlçelerle Sınırları - B -

Çağlayan Kavşağı’nı güneyde bırakarak 01 (E5) Otoyolu’na paralel, Darülaceze Caddesi boyunca güneybatıya yönelen Şişli sınırı, Okmeydanı Kavşağı’nı kuzeyde bırakarak 01 Otoyolu’nun Aydıncık Sokağı ile kesiştiği noktada son bulur. Kağıthane-Beyoğlu sınırı, 01 Otoyolu’nun Aydıncık Sokağı’nı kestiği noktada başlar, Etibank Caddesi boyunca önce kuzeye sonra da kuzeybatıya yönelir ve Kağıthane Deresi’nin Haliç’e döküldüğü noktada son bulur. Kağıthane’nin Komşu İlçelerle Sınırları - C -

Kağıthane-Eyüp sınırı, Kağıthane Deresi’nin Haliç’e döküldüğü noktada başlar, Eski Eyüp Yolu boyunca önce kuzeydoğuya uzanır. Bir süre 01 ile 02 otoyollarını birbirine bağlayan bağlantı yolu boyunca kuzeye doğru uzanan Eyüp sınırı, Sokullu ve Alibey caddeleriyle kuzeye uzanışını sürdürür. Alibeyköy Caddesi’nden başlayarak batıya yönelen Eyüp sınırı, bir süre sonra tam kuzeye döner, 02 Otoyolu’nu keserek Kemerburgaz’la sınır oluşturur ve Katırcılar Deresi’ne ulaşır. Bu noktadan başlayarak Şişli’nin Ayazağa topraklarıyla sınır oluşturmaya başlar. Kağıthane’nin Ayazağa (Şişli) ile sınırı, kuzeybatıda 02 Otoyolu’na paralel uzanan orman sınırı boyunca doğuya uzanır. Ayazağa sınırı, Arabacı Yokuşu’nun orman sınırını kestiği noktadan güneye dönerek Cesur Sokağa, buradan da doğuya dönerek İbrahim Karaoğlanoğlu Caddesi’yle doğuya uzanışını sürdürür ve 02 Otoyolu ile Büyükdere Caddesi’nin kesiştiği noktada son bulur.

Belediyemizin sorumluluk sınırları içinde olan 19 mahallenin adları şöyledir:

Çağlayan Mahallesi, Çelitepe Mahallesi,Emniyetevler Mahallesi, Sanayi Mahallesi,Gültepe Mahallesi, Gürsel Mahallesi, Harmantepe Mahallesi, Hürriyet Mahallesi, Seyrantepe Mahallesi, Şirintepe Mahallesi, Çağlayan Mahallesi, Ortabayır Mahallesi, Telsizler Mahallesi, Talatpaşa Mahallesi, Yahya Kemal Mahallesi, Hamidiye Mahallesi, Nurtepe Mahallesi, Mehmet Akif Mahallesi, Yeşilce Mahallesi.


Yorum ve sorularınızı buradan paylaşabilirsiniz :

Yorum ve sorularınızı buradan paylaşabilirsiniz :

"Turkiye-Rehberi.Net"'i Sosyal Medya'da Takip Et;

WhatsApp Paylaşım Facebook Paylaşım Twitter Paylaşım Google+ Paylaşım Youtube Paylaşım LinkedIn Paylaşım Vimeo Paylaşım Pinterest Paylaşım Dailymotion Paylaşım